DOLAR 8,5534
EURO 10,1496
ALTIN 497,12
BIST 1.361
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 34°C
Az Bulutlu
İstanbul
34°C
Az Bulutlu
Cum 34°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Hamilelikte Birinci Trimester Dönemi Hakkında!

Hamilelikte Birinci Trimester Dönemi Hakkında!
25.01.2020
69
A+
A-

Bebek sahibi olmak birçok kadın için hayatlarının en keyifli anlarından biridir. Bebeğinizi eve getirmekten bebeğiniz için isim belirlemeye ve odasını hazırlamaya kadar hamileliğin her anı genel itibariyle heyecan doludur.

Bebeğinizin doğumuyla ilgili ne kadar plan yaparsanız yapın vücudunuzda yaşanacak değişikliklere henüz hazır olmayabilirsiniz. Hamilelikte sizi nelerin beklediğini bilmek bu değişikliklere karşı daha hazırlıklı olmanıza yardımcı olacaktır.

Vücudunuzda Yaşanan Değişimler

Hamilelik süreci her kadında farklıdır. Bazı kadınlar hamileliğin ilk üç ayını sağlıklı ve enerjik bir şekilde geçirirken diğerleri için bu süreç oldukça sıkıntılı geçer. Bu yazımızda hamileliğin birinci trimester döneminde sizleri nelerin beklediğini, bu değişimlerin ne anlama geldiğini ve ne gibi durumlarda doktorunuzu aramanız gerektiğini sizlerle paylaşıyoruz.

Kanama: Hamile kadınların yaklaşık yüzde 25’i birinci trimester döneminde hafif kanama yaşayabilir. Hamileliğin ilk dönemlerinde yaşanan hafif lekelenme döllenen embriyonun rahme yerleştiğini gösteren bir işaret olabilir. Ancak, önemli bir kanama, kramp veya karın bölgesinde sert bir ağrı yaşarsanız hemen doktorunuzu arayın. Bunlar düşük veya dış gebelik (embriyonun rahim dışına yerleşmesi) belirtisi olabilir.

Göğüs hassasiyeti: Hassas göğüsler hamileliğin ilk belirtilerinden biridir. Bu durum bebeğinizi besleyecek olan süt borularının hazırlanması için meydana gelen hormon değişimleri sebebiyle yaşanır. Bir beden büyük sutyen ve destekli kullanmak daha rahat etmenizi sağlar.

Kabızlık: Hamilelikte yiyecekleri bağırsaklara ileten kas kasılmaları yüksek oranda progesteron hormonu üretimi sebebiyle yavaşlar. Aynı zamanda, prenatal vitaminlerden aldığınız ekstra demir de kabızlığa öncülük eder. Bunu önlemek için lifli besinler tüketin ve yiyeceklerin daha yumuşak hareket etmesi için ekstra sıvı tüketin. Doktorunuzun görüşü sonrasında yapacağınız fiziksel aktiviteler de yardımcı olacaktır. Kabızlık sizi gerçekten rahatsız ediyorsa doktorunuza hafif bir laksativ veya kabız giderici ilaç kullanımı konusunda danışabilirsiniz.

Akıntı: Hamileliğin ilk dönemlerinde lökore adında hafif, beyazımsı bir akıntı görmek normaldir. Bu durum sizi rahatsız ediyorsa günlük ped kullanabilirsiniz ancak tampon kullanımından kaçının çünkü tampon bakterileri vajinaya yakın tutar. Akıntınız kötü kokulu, yeşilimtırak veya sarımtıraksa ya da akıntınız şiddetliyse doktorunuzu arayın.

Yorgunluk: Vücudunuz büyüyen bebeğiniz için ekstra çalışmaktadır. Bu durumda kolayca yorulmanıza neden olur. Gün içerisinde ihtiyaç duydukça dinlenin veya kestirin. Aynı zamanda, yeterli miktarda demir aldığınızdan emin olun. Az miktarda demir anemiye, bu da aşırı yorgunluğa sebep olur. 

Aşerme ve yemeklere olan hassasiyet: Hamileyken damak zevkiniz tamamen değişebilir. Hamile kadınların yüzde 60’ından fazlası aşerir ve yarısından fazlasında ise belli başlı yemeklere karşı hassasiyet gerçekleşebilir. Canınız bir şeyler yemek istediğinizde elbette mutfağa yönelebilirsiniz ancak tükettiğiniz yiyeceklerin sağlıklı ve düşük kalorili olmasına dikkat edin. 

Sık idrara çıkma: Bebeğiniz henüz hâlâ oldukça küçük olmasına rağmen rahminiz büyümekte ve dolayısıyla mesanenize baskı uygulamaktadır. Bunun sonucunda çok sık idrar yapma ihtiyacı hissetmeniz olasıdır. Gün içerisinde sıvı tüketiminizi sınırlamayın ancak kafeini daha dikkatli kullanmanız ya da mümkünse tamamen bırakmanız faydalı olur. Geceleri yatmadan önce su içmemek de gece boyunca uyanmanızı önleyebilir.

Mide yanması: Hamilelik boyunca vücudunuz, yiyecek ve asitleri midenizde tutmaya yarayan yemek borusunun altındaki yuvarlak bağlar ve sindirilmiş yiyecekleri bağırsaklara ileten belli başlı kaslar da dahil olmak üzere bazı kasları rahatlatmaya yarayan projesteron hormonunu daha fazla üretir. Bu kas rahatlaması aynı zamanda mide yanması olarak bilinen reflüye öncülük edebilir. Mide yanmasını önlemek için gün içerisinde daha sık ve az miktarlarda yiyin; yemek yedikten hemen sonra yatmayın; yağlı, baharatlı ve turunçgiller de dahil olmak üzere asitli yiyecekleri tüketmekten kaçının. Aynı zamanda uyurken başınızın altına yastıklar koyarak başınızı biraz yukarıda tutmak da faydalı olacaktır.

Ruh halinde ani değişimler: Artan yorgunluk ve değişen hormonlar kendinizi mutsuz, huysuz ve depresif hissetmenize neden olabilir. Bu gibi durumlarda ağlamanız normaldir ancak kendinizi kötü hissediyorsanız sevdiklerinizle vakit geçirmeye özen gösterin. Depresif ruh hâliniz iki haftadan uzun bir süredir geçmiyorsa doktor desteği almak gerekli olabilir.

Mide bulantıları: Mide bulantısı en yaygın hamilelik semptomlarındandır ve anne adaylarının yaklaşık yüzde 85’ini etkiler. Bulantılar vücuttaki hormon değerlerinin değişimi sonucunda meydana gelir ve bu da birinci trimester döneminin tamamını kapsar. Bazı hamile kadınlarda mide bulantıları hafif şiddette geçerken, kimisinde ise bulantı yaşamadıkları gün yoktur. Mide bulantıları genelde sabahları daha şiddetli hissedilir, bu yüzden “sabah bulantıları” olarak da bilinir. Mide bulantısını hafifletmek için bulantı yaşadığınız anlarda yüksek proteinli atıştırmalıklar (kraker, et veya peynir) tüketebilir, su veya meyve suyu ya da zencefilli gazoz içebilirsiniz. Bunları gece yatmadan önce de tüketebilirsiniz. Midenizi rahatsız eden tüm yiyeceklerden kaçınmanız da önemlidir. Mide bulantısı üzülmeniz gereken bir konu değildir ancak bulantı geçmiyorsa ve şiddetleniyorsa bebeğinize giden besin değerlerini etkileyeceği için doktorunuza danışmanız önemlidir. 

Kilo artışı: Hamilelikte kilo artışı iyi bir şey olarak değerlendirilir ancak siz yine de aşırıya kaçmayın. Birinci trimester döneminde genelde 1,5 ila 3 kilo arasında kilo artışı beklenir (bu değer, durumunuza göre değişir). Her ne kadar bir bebek bekliyor olsanız da bu sizin “iki kişilik yemeniz gerektiği” anlamına gelmez. Birinci trimester döneminde günde yaklaşık ekstrada 150 kaloriye ihtiyaç duyarsınız. Bu kalorileri süt, tam tahıllı ekmek, meyve ve sebze gibi sağlıklı besinler tüketerek kazanmaya çalışın.

Akne: Hormonlar devamlı çalıştığı için yüzünüzde daha fazla yağ üretimi söz konusu olabilir. Bu da akne oluşumuna öncülük eder. Akne sorununuz hamileliğin ilerleyen dönemlerinde yok olabilir. Hamilelikte sivilce sorunu yaşıyorsanız aşağıdaki noktalara dikkat edin:

  • Sivilcelerinizi sıkmayın ve yüzünüzü aşırı yıkamayın. Cildinizin kurumasını önlemek için hafif içerikli bir temizleyici kullanabilirsiniz.
  • Yağ içermeyen nemlendiriciler kullanın. Yüzünüze ekstra yağ yüklemenize gerek yok.
  • Kullandığınız ürünlerin içeriklerine dikkat edin. Glikolik asidin sakıncası yoktur ama benzoil peroksit, salisilik asit, retional ve streoid içeren ürünlerden kaçının. Bunlar doğum kusurlarına sebep olabilen içeriklere sahiptir.

Baş ağrısı: Birinci trimester döneminde yaşanan baş ağrılarına genelde düşük kan şekeri, hormonlardaki artış ve beyne daha az kan akışı gitmesi sebebiyle meydana gelir. Başınız ağrıyorsa şakaklarınıza masaj yapabilir veya dışarı çıkıp temiz hava alabilirsiniz. Bunlar işe yaramazsa veya migreniniz varsa doktorunuzla görüşün.

Gözlerde kuruma: Artan kan dolaşımı sebebiyle vücudunuzun genelinde gözleriniz da dahil olmak üzere hafif şişme meydana gelebilir. Kornealarınız kalınlaşır ve bu değişim de görmenizde problem yaşamanıza neden olabilir. Gözleriniz için lens kullanıyorsanız doğuma kadar lens yerine gözlük kullanmanız gerekli görülebilir. Gözlük kullanan anne adayları bile bazen net göremeyebilir. Gözlerinizde herhangi bir sağlık problemi söz konusu olmasa da vücudunuzdaki hormon değişimleri sebebiyle gözleriniz kuruyabilir. Gözleri nemlendirmek için göz damlası kullanabilirsiniz veya gerekli olduğu durumlarda göz doktorunuzu ziyaret edebilirsiniz. Libidoda değişimler: Hormon ve kan akışındaki değişimler vajina ve klitorisinizi daha yumuşak ve aşırı hassas hâle getirebilir. Bazı kadınlarda libido artışı ve birden fazla orgazm yaşanır. Diğerleri için ise cinsellik o kadar ilgi çekici değildir. Hangi durumda olursanız olun, bunun doğal olduğunu hatırlamanız önemlidir. Hissettiğiniz her ne ise, bunu eşinizle konuşmanız faydalı olacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.